Bu çalışmayı daha önce Ocak ayı sonu itibarıyla yapmıştım,şimdi Ağustos
ayı sonu olarak güncelledim.
Merkez bankamız reel efektif kur tablolarında referans olarak 2003 yılı başını referans alıyor,2002 yılı cari açığın sıfıra en yakın yıl olduğu için bence de çok mantıklı bir referans noktası.Buna göre hesaplamamızı yaparsak:
31.12.2002
1 USD 1.6477 TL
1 EURO 1.7272 TL
%50 Eşit Ağırlıklı Kur paketi:1.6477+1.7272=3.3749 TL
2016 Ağustos ayı sonuna kadar Türkiyede olan enflasyon:
311.85/88=%254.375
Ama ABD ve Euro bölgesinde de enflasyon olduğu için aradaki enflasyon farkını bulmamız gerekiyor.
Euro bölgesi enflasyonu:101.44/80.3=%26.33
ABD'de enflasyon:244.048/181.8=%34.24
%50 eşit ağırlıklı dolar+euro enflasyonu=(34.24+26.33)/2=%30.285
Türk lirası ve kur paketi arasında enflasyon farkı=354.375/130.285=%172.0 olmuş.
Yani %50 usd+%50 euro ağırlıklı kur paketi enflasyon kadar artsaydı:
Kasım 2016 başı itibarıyla Kur paketimizin:3.3749*2.72: 9.1797 TL olması gerekecekti.
Bu da yazının kaleme aldığı andaki euro/dolar=1.1925 paritesinden
I USD:4.1869 TL
1 EURO:4.9928 TL ye tekabül etmektedir
Merkez bankamız reel efektif kur tablolarında referans olarak 2003 yılı başını referans alıyor,2002 yılı cari açığın sıfıra en yakın yıl olduğu için bence de çok mantıklı bir referans noktası.Buna göre hesaplamamızı yaparsak:
31.12.2002
1 USD 1.6477 TL
1 EURO 1.7272 TL
%50 Eşit Ağırlıklı Kur paketi:1.6477+1.7272=3.3749 TL
2016 Ağustos ayı sonuna kadar Türkiyede olan enflasyon:
311.85/88=%254.375
Ama ABD ve Euro bölgesinde de enflasyon olduğu için aradaki enflasyon farkını bulmamız gerekiyor.
Euro bölgesi enflasyonu:101.44/80.3=%26.33
ABD'de enflasyon:244.048/181.8=%34.24
%50 eşit ağırlıklı dolar+euro enflasyonu=(34.24+26.33)/2=%30.285
Türk lirası ve kur paketi arasında enflasyon farkı=354.375/130.285=%172.0 olmuş.
Yani %50 usd+%50 euro ağırlıklı kur paketi enflasyon kadar artsaydı:
Kasım 2016 başı itibarıyla Kur paketimizin:3.3749*2.72: 9.1797 TL olması gerekecekti.
Bu da yazının kaleme aldığı andaki euro/dolar=1.1925 paritesinden
I USD:4.1869 TL
1 EURO:4.9928 TL ye tekabül etmektedir
Şu an ki cari kurlara göre türk lirasının kabaca %22 civarında değerli
olduğunu göstermektedir.
SORULAR,CEVAPLAR
Bu çalışmaya göre türk lirası aşırı değer olarak gözükmektedir,diğer
yandan Merkez Bankasının da düzenlediği reel efektif kur tabloları var,orada
türk lirası değerli gözükmüyor aradaki fark nereden geliyor:
-Merkez Bankası da benim gibi referans noktası olarak 2003 yılı başını
alıyor ve TÜFE-Gelişmekte Olan Ülkeler
Bazlı Reel Efektif Döviz Kuru (2003=100) ve TÜFE-Gelişmiş Ülkeler Bazlı Reel
Efektif Döviz Kuru (2003=100) nin ağırlıklı ortalamasını alarak TÜFE Bazlı Reel
Efektif Döviz Kuru (2003=100) rakamına erişiyor.Ama bu rakamı benim gibi
100’den değil 89.55 den başlatıyor.Yani 2001 yılı başında oluşan devalüasyondan
sonra 2003 yılı başı olarak türk lirasının %11.67 değerli olduğunu varsayarak
tablosunda başlangıç olarak
kullanıyor.
Merkez bankasının bu
varsayımına katılmıyorum bunu daha önce de yazdım. Gerçekten de 2001 ve 2002 yıllarında
türk lirası ciddi oranda değer kaybetti.2001 yılı başında 1 dolar:0.6619 tl
iken,2202 sonunda 1 dolar:1.6477 tl'ye geldi.Dolar türk lirası karşısında 2 yıl
içinde %145'lik değer kazandı ve algılarda bu şekilde kaldı.Halbuki
unutulan,bir de o dönemde yaşanılan yüksek enflasyon var.Şubat 2001 yılında
kurlar dalgalanmaya bırakıldıktan sonra ilk anda yaşanılan sert devalüasyondan
sonra,dalgalı olarak türk lirası 2001 Ekim ayına kadar değer kaybetmeye devam
etti,ama 19 Ekim 2001'deki 1 usd:1.6448 tl değeri 31 Aralık 2002 tarihine kadar
aradaki dalgalanmalarla neredeyse aynı kaldı.Diğer taraftan 2001 Eylül ayı
sonundan 2002 Aralık ayı sonuna kadar %48'lik bir enflasyon olduğundan türk
lirası ilk baştaki ''over shoot''aşırı değer kaybının önemli bir kısmını geri
aldı.2001-2002 2 yıllık dönemde(usd+euro) kur paketinin türk lirası karşısında
değer kazancı %159.37 iken aynı dönemde oluşan devalüasyon %118.67
oldu.Dolayısıyla türk lirasının bu 2 yıllık dönemde kur paketi karşısında değer
kaybı 259.37/218.67=%18.61 olmuştur.2001 yılından önce de türk lirası-çok
yüksek enflasyona rağmen kurlar bu oranda artmadığı için- zaten en az bu oran
kadar değerli idi ve ondan dolayı daha fazla sürdürülemeyen ekonomik dengeler
kriz üretti ve devalüasyon ile sonuçlandı kriz sonrası da yeni dengeler
oluştu.Dolayısıyla 2003 yılı başını türk lirasının reel olarak dengede olduğu
referans başlangıcı alabiliriz.2002 Yılı aynı zamanda cari açığın sıfıra en
yakın olduğu yıl olup,hem 2003 yılı başının referans noktası olmasını
desteklemektedir,hem de 2003 yılı başı itibariyle türk lirasının denge kurunda
olduğunu göstermektedir.
-Merkez Bankası referans olarak:
Gelişmiş ülkeler: ABD, Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka,
Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre,
İtalya, Japonya, Kanada, Kore, Norveç, Portekiz, Slovakya, Slovenya,
Yunanistan.
Gelişmekte olan ülkeler ise: Azerbaycan,
Brezilya, Bulgaristan, Cezayir, Çin, Endonezya, Hindistan, Irak, İran, Katar,
Kazakistan, Macaristan, Malezya, Mısır, Polonya, Romanya, Rusya, Suudi
Arabistan, Tayland, Ukrayna ve Ürdün.
alıyor.
Halbuki gelişmekte olan
ülkelerin bir çoğu sabit kur uyguluyor ve hesabı tamamen sakatlıyor,hatalı
sonuçlar üretmesine yol açıyor.Örnekler:
Irak:Bugün 1 usd= 1168.64,9
Irak dinarı,Aralık 2008 de de 1168 dinarmış,ülke baştan yıkıldı,yüzmilyarlarca
dolar kayıp var,enflasyon oldu ve Irak dinarı hiç değer kaybetmedi yani aşırı
değerlendi.
Ürdün:Bugün 1 usd:0.7081
Ürdün dinarı,Kasım 2007’de de 0.7082 bir değişiklik yok,halbuki ülkede 10 yılda
%50’ye yakın enflasyon olmuş parası aşırı değerlenmiş ve parası aşırı değerli
olduğu için de verdiği cari açığın gsyih’ya oranı %9.30 a vurmuş.
Suudi Arabistan:Bugün 1
usd:3.7505 riyal,Ocak 2008’de de 3.755 imiş,halbuki son 10 yılda kabaca %50 ye
yakın enflasyon olmuş.
Dolayısıyla Merkez
Bankasının reel efektif kur tablosunun gelişmekte olan ülkeler bacağında Türk
lirasının aşırı değersiz gözükmesinin nedeni gerçekte,türk lirasının değersiz
olmasından değil bu ülkelerin paralarının aşırı değerli olmasından
kaynaklanıyor ve hesabın da yanlış olmasına sebep oluyor.
-Merkez Bankası tüfe bazlı
reel efektif kur tablosunda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ağırlıklı
ortalamasını alırken, birim iş gücü maliyetli hesaplarda Gelişmiş Ülkeler Birim İş Gücü Maliyeti Bazlı
Reel Efektif Döviz Kuru(2003=100) tablosunu kullanıyor.Türkiye gelişmekte olan
bir ülke ve rekabet ettiğimiz ülkeler de gelişmekte olan ülkeler olduğu için bu
bir çelişkidir.Buna rağmen Merkez bankasının son tablosunda burada bile türk
lirası %5.24 değerli gözükmektedir.
https://www.dunya.com/uploads/content/ismetozkul250817jpg_vkFbL.JPG?v=1503604938
https://www.dunya.com/uploads/conten...G?v=1503604938
https://www.dunya.com/uploads/conten...G?v=1503604938

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI ,Ağustos ayı verilerine
göre dış ticret açığımız geçen yılın aynı dönemine göre ilk 8 ayda %20.97
artarak 45.623 milyar dolara çıktı,yılı muhtemelen 70 milyar dolar civarında
dış ticaret açığı ile kapatacağız.İlk 8 ay içinde ithalatımız 148.971 milyar
dolar,yılı kabaca 225 milyar dolar ithalat ile kapatacağız.İthalatımızın kabaca %73.9’un ham madde ve ara mallar
teşkil ediyor,yapılan araştırmalar türk lirasının aşırı değerli halinden
çıkarak rekabetçi duruma gelmesi durumunda 30-40 milyar dolar bandında ithal
ettiğimiz ara malları Türkiye’de üretebileceğimizi bunun da hem cari açığımızı
oldukça düşüreceği,hem ekonomik büyümeyi arttıracağı hem de işsizliği
azaltacağı gözüküyor.Halbuki şu anda ki aşırı değerli türk lirası ile sanayimiz
bile ihraç ettiğinden fazla ithalat yapıyor,bu da çok çarpık bir tablonun acı
bir yansıması olarak gözüküyor.
https://www.dunya.com/kose-yazisi/sanayinin-devleri-ihracattan-cok-ithalata-sirtini-dayiyor/379094
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder